Koruyucu giyecekler; çalışanları ısı, soğuk, nem, kimyasal, biyolojik, elektriksel, mekanik ve fiziksel tehlikelere karşı korumak amacıyla tasarlanmış kişisel koruyucu donanımlardır. Mühendislik ve idari önlemlerle önlenemeyen riskler karşısında, çalışanın yaptığı işe uygun koruyucu giyecek kullanması zorunludur.
Can yelekleri, boğulma riskine karşı kullanılan hayati öneme sahip Kişisel Koruyucu Donanımlar (KKD) arasında yer alır ve Kategori III kapsamında değerlendirilir. Piyasa gözetimi ve denetimi, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Özellikle deniz, kıyı, liman, balıkçılık, su yapıları ve kurtarma faaliyetlerinde doğru can yeleği seçimi kritik öneme sahiptir.
05.10.2013 tarihli ve 28786 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’ne göre, seviye farkı bulunan ve düşme sonucu yaralanma riski olan tüm çalışmalar “yüksekte çalışma” olarak kabul edilir. Bu tür çalışmalarda yüksekten düşme, ölümlü ve ağır yaralanmalı iş kazalarının başlıca nedenidir. Toplu korunmanın sağlanamadığı veya yeterli olmadığı durumlarda, yüksekten düşmeye karşı kişisel koruyucu donanımlar (KKD) kullanılması zorunludur. Bu ürünler, KKD mevzuatına göre Kategori III (ölümcül risklere karşı koruma) sınıfındadır.
İnsan gözü; toz, gaz, kimyasal sıçrama, biyolojik ajanlar ve optik radyasyon (kaynak ışığı, lazer vb.) gibi etkenlere karşı çok hassastır. Uygun göz/yüz koruması kullanılmadığında görme yetisinde azalma hatta kalıcı görme kaybı riski oluşabilir. Bu nedenle göz ve yüz koruyucular, birçok sektörde “olmazsa olmaz” KKD’ler arasındadır.
Çalışma ortamında düşme, kayma, delinme, ezilme, sıcak yüzeyler, kimyasal temas ve elektrik gibi riskler; ayak ve bacak yaralanmalarına neden olabilir. Uygun özellikte ayakkabı kullanımıyla bu yaralanmaların büyük bölümü önlenebilir. SGK istatistiklerine göre (2014) ayak–bacak bölgesi darbeleri nedeniyle yaralananların oranı %26’dır. Bu da ayak koruyucuların seçim ve kullanımını kritik hale getirir.
nşaat, maden, metal, orman gibi dar alanda çoklu faaliyetin aynı anda yürütüldüğü iş kollarında; düşen cisimler, çarpma ve darbe riskleri nedeniyle baş yaralanması riski yüksektir. Bu yüzden, olası iş kazalarında baş yaralanmalarını önlemek veya etkisini azaltmak için baş koruyucu donanımların doğru seçilmesi ve doğru kullanılması kritik öneme sahiptir.
İşyerinde yapılan risk değerlendirmesi sonucunda el ve kol yaralanma potansiyeli; mühendislik kontrolleri, iş organizasyonu ve diğer önlemlerle tamamen ortadan kaldırılamıyorsa, çalışanların uygun el–kol koruyucu donanım (özellikle koruyucu eldiven ve kolluk) kullanması gerekir. El–kol bölgesindeki riskler; kimyasal/termal yanık, elektrik çarpması, aşınma, kesilme, delinme ve tehlikeli maddelerin deri yoluyla emilimi gibi birçok tehlikeyi kapsar.
Solunum koruyucu donanımlar, kimyasal maruziyet, toz ve oksijen yetersizliği risklerine karşı son savunma hattıdır. Yanlış ürün seçimi veya hatalı kullanım, ciddi meslek hastalıklarına ve hayati risklere yol açabilir. Bu nedenle doğru seçim, düzenli denetim ve eğitim vazgeçilmezdir.
İşitme Koruyucular: Gürültüye Karşı Sağlığınızı Koruyun Çalışma ortamlarında sürekli yüksek düzeyde gürültüye maruz kalmak, kalıcı işitme kaybı başta olmak üzere birçok sağlık sorununa yol açabilmektedir. Gürültü; yalnızca kulak sağlığını değil, aynı zamanda çalışanların fiziksel ve psikolojik durumunu, iş verimliliğini ve yaşam kalitesini de olumsuz etkiler.
Türkiye’de Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) ve diğer ürünlerin güvenli şekilde piyasaya arz edilmesini sağlamak amacıyla yürütülen piyasa gözetimi ve denetimleri, 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu çerçevesinde yapılmaktadır. Denetimler sonucunda tespit edilen uygunsuzluklar için imalatçı, ithalatçı ve dağıtıcılara idari para cezaları uygulanabilmektedir. Bu yazıda, 7223 sayılı Kanun’un 20. maddesi kapsamında en sık ceza uygulanan durumları, taraf bazlı özetledik.